Recep Tayyip Oğlunu Afganistan’a Gönder

Neden mi Recep Tayyip? Sevmesem de koskoca ülkenin başbakanının soyadını söylemem gerekir, bir başbakana adıyla hitap etmem yakışıksız ve terbiyesizliktir değil mi?

Eğer öyleyse bu ülkenin kurucusu ve varlığımızı borçlu olduğumuz son Türk başbuğu, en büyük Türk kabul ettiğimi Atatürk’ün adını cümle içinde kullanırken soyadını söylememek hangi izan ölçüleriyle değerlendirilir?

Sanırsınız Atatürk’ün askerlik arkadaşları onlar. Conkbayırı’nda, Kocatepe’de Dumlupınar’da, Arap çöllerinde beraber savaşmışlar, o derece samimiler yani. “Bizim Mustafa yahu, Mustafa Kemal işte” diyerek onu aşağıladığını sananların içindeki asıl düşmanlık o kutsal kişiye değil onun taşıdığı ismedir. Atatürk ismini söylemekten çekiniyorlar, o halde biz de onlara hitap ederken sadece isimlerini kullanacağız.

Malum son zamanlarda gündemimiz Türk askerinin, Türk’e ait olmayan topraklarda emperyalist bir ülkenin jandarmalığını yapmasının sorgulandığı bir dönem. Sürekli bir şeyler vermemize rağmen karşılığında hiç bir şey alamıyoruz Amerika’dan. Ya bizimki karşılıksız aşk, yada birileri bu aşkın meyvesini topluyor. Türk devletinin kendisine hiç bir faydası olmayan NATO’da ne iş var, içinde olmasına rağmen kimsenin iplemediği BM’de ne işi var?

Sormaktan mı korkuyoruz?

Aynı milletin iki ferdi olan Kuzey ve Güney Kore’nin savaşında Amerika’nın güdümünde dünyanın bir ucuna yollanan ve tabutları gelen askerlerimizden beri, sürekli bir yerlere ölmesi için askerlerimizi gönderiyoruz. Çoğu zaman sorgulamıyoruz bile “Vatan sağ olsun” deyip geçiyoruz. Kore’de ölen askerler için bu vatan nasıl sağ olacak onu düşünmüyoruz. Geçtiğimiz günlerde Afganistan’da şehit olan askerlerimizden sonra bu mevzu yine ısındı ve tartışılmaya başlandı.

Recep Tayyip, Harp Akademilerinde subaylara neden Afganistan’da bulunmamız gerektiğini anlattı. Yeni nesil subaylar ikna oldular mı bilemiyoruz. Vatandaşa anlatmaya zaten gerek yok, onlar ne yaparsa yapsın yüzde elli koşulsuz el kaldırıyor. Çoğunluk sağlandığına göre diğer yüzde ellinin de bir önemi yok bu durumda.

Kendi çocukları, daha postal bağlamadan tezkere alan, kendi ise İstanbul’da silah bile tutmadan askerlik yapan başbakan, milletin çocuklarını dünyanın bir ucuna ölüme gönderebiliyor. Çok seviyorsun madem NATO’nun, BM’nin askerliğini yapmayı önce çocuklarını gönder. Çürük raporu alan oğlunun durumunu doktorlar bir kez daha gözden geçirsinler ve onu ilk kafileyle Aden Körfezi’ne gönder. Yabancı üniforması giyerek, Türk taklidi yapılabiliyor muymuş öğrensinler.

Her yerde din iman sömürüsü yapıp, Müslüman bir ülkeye NATO üniformasıyla giden Türk askerinin işgalcilerle aynı safta yer almasını hangi sure, hangi ayet, hangi hadis buyuruyor ben bilmiyorum. Bir yerlerde yazıyor olacak ki yakın bir zamanda bir başka Müslüman ülkeye, Suriye’ye yine Amerikan üniformasıyla girecek Türk askeri. Sonuç mu? Amerikanın çıkarları için ölen askerlerimiz, vatan sağolsun.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s