Biz Kızılbaş’la Aynı Cami Namaz Kılmayız

Yazı başlığını görünce okuyucunun aklına doğal olarak gelmiştir, Alevinin camide ne işi var diye. İstanbul Sultanbeyli ilçesinde oturan Sivas Mermer Köyü’nden bir vatandaş Aleviliği bırakıp hak yol diye özendiği Sünniliğe geçmeye karar vermiş. Önce bununla ilgili bilgiler derlemiş, ehl-i sünnetin kaidelerini öğrenmiş kendi çapında.
Ve nihayet Sünniliğe geçmiş. İlk önce ramazan orucunu tutmuş, bıyıkları kazıtıp hacı sakalı bırakmış. Namaz kılmak için camiye gitmiş doğal olarak. Bir gün, iki gün derken bir süre sonra cami cemaati ile muhabbetler başlamış.
Cemaat bizim müminin daha önceleri Kızılbaş olduğunu anlayınca “biz Kızılbaşlarla aynı camide namaz kılmayız” diyerek dışlamışlar. Bir köşede kendi kendine namaz kılarken bir süre sonra “buranın bereketini kaçırıyor” diyerek cemaat bizim mümini camiden kovmuş. Orası Allah’ın evi, kimseyi kovamazlar demeyin canlı şahit gözlerimin önünde duruyor. Sultanbeyli’de her on metrede bir cami var. Belki de ülke çapında metrekareye en çok cami düşen yer burası. Bizim mümin evinin yakınındaki camiyi bırakıp biraz aşağıdaki camiye gitmiş, bir iki gün sonra Kızılbaş diyerek buradan da kovulmuş. Gerekçe aynı “biz Kızılbaş’ın arkasında namaz kılmayız, Allah kabul etmez”, “Biz Kızılbaş’ın önünde namaz kılmayız abdestimiz bozulur, Kızılbaşların ahlakı bozuk bize ters gözle bakarlar”, “Kızılbaş’ı olduğu yerde namaz kılınmaz, oranın bereketi kaçmış, orası cenabet olmuştur” Bunlar hakaretlerden birkaç tanesi, dahası da var fakat terbiyem müsaade etmediği için yazmıyorum.

İnsan ister istemez sinirleniyor, yahu adamın Kızılbaşlığı mı kalmış? Hak yol olan ehl-i sünneti seçmiş ve hakiki bir Müslüman olmak istiyor.  O zaten Aleviler için bir düşkündir ve istese de geri dönemez. Bir de denir ya, bir kişiyi Müslüman yapan cennetliktir, onlara İslam’ı tebliğ edin. Adam – size göre- Müslüman olmaya  karar vermiş.

Cemaatin, daha doğrusu Sünni kesimin büyük çoğunluğuna göre Alevilik zaten İslamın içinde değil, Kızılbaşlar da insan değil. Onların malı canı, eşleri kısacası her şeyleri Müslümanlar için helaldir ve mubahtır. Osmanlı döneminde verilen fetvaları geçtim, bugün bile Sünni çocuklarına Aleviler ile ilgili ipe sapa gelmez şeyler öğretiliyor. Aleviyim dediğimiz zaman zaten bu soru olarak gelen hakaretleri duyuyoruz her zaman.

Ulan hayvan oğlu hayvan, insanlıktan nasibini almamış insandan birkaç nesil önceki ara geçiş formu Alevi televizyonlarında her Perşembe akşamı canlı olarak Cem ibadeti yayınlanır. Türkiye’nin birçok şehrinde Cem evleri var. Gittin de, seni geri mi kovdular?

Merak etmeyin kovmazlar, aksine el üstünde tutarlar. Kabahat sizin gibi beyni uyuşmuş yobazlarda değil, o camiye gelen sığırda. Belki artık hutbelerde hakaretler edilmiyordur, fakat bahçesinde, avlusunda, şadırvanında Alevilere sohbet arası küfürler edilen yerde ne işin var?
Bugün isminin önünde prof. damgası olan çoğu eşekler dahi televizyonlarda, kitaplarında hala çıkıp Alevilere türlü iftiralar atabiliyorsa, beyin diye taşıdığı şey ortaçağ karanlığında mezhepçiliğe çalışıyorsa;  sıradan vatandaşa suçu nasıl yükleyeceksiniz?

Ve sonra kalkıp kardeşlikten dem vuralım. Allahın kürdünü lazını, çerkezini, gürcüsünü, arabını ve bilimum ne kadar Türk olmayan Sünni Müslüman varsa kardeş belle, neredeyse tamamı Türk olan Alevileri-Caferileri düşman gör.  Böyle bir kardeşlik hangi sözlükte yazıyor?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s