Atatürk ve Türkçülük

Seyahate katılan Ahmet Hamdi Başer anlatıyor:

”Seyahatin İzmirden… itibaren başlayan safhasında Mersin ve Adana’da milliyetçilik ve Türkçülük bahisleri hayli konuşuldu. Esasen Gazi, Türklerin Orta Asya’da büyük ve eski bir medeniyet kurmuş oldukları, sonra kuraklık dolayısıyla buralardan dünyanın muhtelif istikametlerine göçler yaptıkları ve bu suretle her medeniyete Türk’ün damgasını vurduğu hakkındaki tarih tezlerini, bir küçük broşürde toplamışlar ve neşrettirmişlerdi.

Seyahatte okummaız ve fikirlerimizi bildirmemiz için broşürlerden birer tane de bize verilmişti. Bu broşür üzerinde (bu)seyahatte bir şey konuşulmadı. Ancak görünen ve anlaşılan bir şey varda o da Gazi’nin inkılabımız umdelerinden (ilkelerinden) biri olan milliyetçilik vasfını Türkçülük temeliyle kuvvetlendirmek istediği idi Türkler, Osmanlı Devleti’ni kurduktan sonra kendi tarihlerini bu devletin tarihinden başlatarak eski hatıralarını ve tarihlerini unuttular. Osmanlı Devleti, milli bir devlet olmaktan çıkarak yayıldığı yerler itibariyle muhtelif dinleri, dilleri ve ırkları bir araya toplayan imparatorluk devleti olmaya doğru gelişti.

Bütün bu olaylar Türk milliyetçiliğini öldürdü. Şimdi yalnız Türklerle meskun bir vatan üzerinde yeni bir devlet kurduk. Onun için unuttuğumuz Türklüğümüzü hatırlamalıyız. Gazi, en eski medeniyetlerden çok eski bir kök medeniyetin, Orta Asya Türk medeniyetinin bugün Anadı-olu’da yaşayan indanlara ait bir tarih olduğu fikrini ortaya attı. Milleti bu yolda bir imana bağlamak, dinin boş bıraktığı sahayı milliyet duygusuyla doldurmak istiyor.

GAZİ HER ŞEYDEN FAZLA  TÜRKÇÜLÜĞÜ VE TÜRK TARİHİNİN ESKİLİĞİNİ VE KUDRETİNİ İLERİ SÜRÜYOR.

Tarihte yüksek bir millet olmak, medeniyetler yaratmış bulunmak bize fahrü gurur verecek şeylerdir. Ancak bunda ifrata gitmekten çekinmeliyiz. Kendi kendimizi dev aynasında görmek, başka milletleri küçültmek bize ancak zarar verir. Bu tereddüdümü,  seyahatte bir münasebetle Gazi’ye arzettiğim vakit, Gazi :
”Türkleri bütünü dünyaya geri bir millet olarak tanıtan telakki bizim de içimize girmiştir. Dört yüz çadırlık bedevi bir kabileden bir imparatorluk ve millet tarihi başlatmak suretiyle imparatorluk zamanında Türklerin telakkisi de bu merkezdeydi. Evvela bir millete, tarihini, asil bir millete mensup bulunduğunu, bütün medeniyetlerin anası olan ileri bir milletin çocukları olduğunu öğretmeliyiz.”

Mealinde ikazda bulundularç Gazi’nin Türklük ve ve tarih üzerime gün geçtikçe daha fazla sarıldıkları görülüyor. Boş vakitlerinde hep tarihi kitaplar okumakla vakit geçiriyorlar.
17 Şubat 1931 Salı / (Ahmet Bekir Palazoğlu, Başöğretmen Atatürk, cilt2, s.689-690)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s