Ses Çıkarma, Kürtler Bizim Kardeşimiz

Daha bugün yedi şehit verdik. Hemen her gün bir asker daha bu vatan için son nefesini veriyor. İnsanlar o kadar alışmışlar ki kimsede tepki yok, televizyonlar saatlerce mankenlerin şarkıcıların baldırını bacağını, hangi barda kiminle sürttüğünü, hangi çok yıldızlı otelde tatil yaptığını anlatırken; gariban bir Mehmet ölmüş kimin umrunda diyerek ya alt yazı geçiyor, yada arşiv görüntüleriyle ufak bir geçişle anlatıyor.

Bir millet, bir toplum bu kadar mı yozlaşır? Kendisi yatağında rahat uyusun diye canını feda eden Mehmet’e karşı bu kadar mı nankör olur? Ne idüğü belirsiz yabancı kavimler için yüz binler sokaklara dökülürken, bilmem nerenin hayvan hakları derneği binlerce kişiyle gösteri yaparken, vatan savunmasın can veren Mehmet’e karşı bu kadar mı duyarsız olur?

Bir noktada vatandaşa da suç bulamıyor insan. Ülkeyi yönetenler ”askerlik yan gelip yatma yeri değil” diyerek önayak olursa imam ve cemaat misali, arkasından gelen kalabalığı kim durduracak. Haberler biraz artınca hükümet uyarıyor. şehit haberleri yayınlamayın, kardeşliğimize zarar veriyor diye.

Terörün kaynağı ve teröristin kim olduğu apaçık belli olduğu halde kardeşlik masalları anlatan sözde aydın karanlık beyinlere ne demeli.

AKP iktidara geldi geleli bir kürt sorunudur tutturuldu gidiyor. Evet ortada bir sorun olduğu doğrudur. Teşhis doğru yapılmıştır, bu ülkede bir kürt sorunu vardır. Ancak tedavi aşaması baştan sona kadar yanlıştır. Baştan yanlış yola girmiş bir çözüm girişiminin de doğru sona ulaşması imkansızdır.

Kürt sorunu deniliyor ve çözüm olarak ta başka seçenekler sunuluyor. Başı ağrıyan adama ağrı kesici yerine uyku hapı veriliyor. Bu çözüm değil ki. Ebedi uykuya yatmadı ya bir süre sonra uyanacak. O zaman uyku ilacı veremeyeceksiniz, çünkü yine başı ağrımaya devam ediyor.

Tedavi aşaması yanlıştır. Sorunun kaynağı adından da anlaşılacağı üzere bizzat kürtlerdir. Kürtler Türkiye için biz sorundur ve böyle giderse sorun olmaya devam edeceklerdir. Birisi dağda, birisi mecliste, birisi dış ülkelerde, birisi sokakta, birisi aynı binada, kısacası her yerde hepsi birden sorun olmaya devam ediyorlar. Suç oranlarını ve bu suçları kimlerin işlediğine bakın tamamına yakını kürtler tarafından gerçekleştirilmiş veya kürtler bizzat içinde bulunmuş.

Ülkelerin anayasaları, kanunları vardır. Bunlardan önemlisi kuruluş felsefesi vardır. Türkiye bütün kanunlarında, anayasasında ve kuruluş felsefesinde belirtildiği üzere üniter milli bir devlettir. KIsacası Türklerin devletidir. Kürtler her biri, üç beş on kaç milyonsa anayasal suç işlemekte ve mevcut hükümet tarafından suça daha da teşvik edilmekteler. Diğer bütün vatandaşlar gibi kürtler de ayrıcalıksız vatandaş değillerse anayasaya kanunlar uymak zorundalar. Oysa durum tam tersi.

Anayasayı tanımıyor, devleti tanımıyor, alenen ayaklanma girişiminde bulunuyor. Anayasamızda da belirtildiği üzere Türkiye üniter bir devlet, resmi dili Türkçe, milli marşı İstiklal Marşı, başkenti Ankara’dır.

Kürtler kendilerine bir dil uydurmuşlar, tarlada bayırda, sokakta otobüste, kısacası her yerde bu dil dedikleri şeyle iletişim kuruyorlar. Türkiye Cumhuriyet Devleti’nin haritası içinde Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgesine kürdistan diyorlar. Toplantı gösteri gibi resmi etkinliklerinde milli marş yerine terörist şarkıları çalınıyor, Kurtuluş Savaşı şehitleri yerine eşkıyanın çapulcu soysuzun hain itlerin anısına saygı duruşunda bulunuyorlar. Ülkenin başkenti Ankara olmasına rağmen eline mazbata alan, bir koltuk kapan her kürt şeyin türbesini ziyaret eden mürit gibi Diyarbakır’a koşuyor, Diyarbakır kürdistanın başkentidir diyor. Yemin ederek Türk Milletinin menfaatine görev yapacağına söz veren kürt vekiller İmralı’da yatan maymunun sözcülüğüne soyunuyor. Milletin vergisiyle maaş alan vekiller savaş kürdistan dışına taşabilir, saldırılar artabilir, bombalar patlayabilir diyerek Türkiye’yi tehdit ediyor. Kürdistan neresi ulan it! diyemiyor hiç bir yetkili.  Her haltı işliyorlar, arkasından çıkıyor kıravatlı bir beyefendi ”Ses çıkarma kürtler bizim kardeşimiz.”

Gelelim Türk Milletine: Stockholm Sendromuna yakalanmış gibi kardeşlik masalları anlatıyor. Hangi kardeşlik? Size düşmen gözüyle bakan ve bu düşmanlığı her yerde yerine getiren, barış barış diye böğürürken teröriste kucak açan, bir yandan biz ayrılmak istemiyoruz derken öbür yandan özerklik, demokratik federasyon diye zırvalayan güruha karşı kardeşim diyor. Hain bir plan kurmuş ve sinsi sinsi hedefine yaklaşıyor. Kör müsün ey ahali diye haykırıyorsun. Bir vatandaş çıkıyor karşına: ”Ses çıkarma kürtler bizim kardeşimiz.”

Bu bir gaflet uykusudur ve Türk Millet eninde sonunda bu uykudan uyanacaktır. Dileğimiz bu uyanışın çok geç olmaması. Uyan ey Türk böyle kardeş olmaz.

Reklamlar

Ses Çıkarma, Kürtler Bizim Kardeşimiz” üzerine bir yorum

  1. Konu başlığını görünce içimden bir küfür geçirdim yalan değil. Böyle bir site nasıl olur da kürtlere kardeşim der diye bir an çımayı düşündüm sonra göz atmaya karar verdim. Tespitleriniz çok doğru ve yerinde tespitler ama kime anlatıyorsunuz ki. Alevi olsun sünni olsun bizim millette bir uyuşukluk almış başını gidiyor. Kürtler demokrasi diye zırlarken öte yandan bariz bir şekilde ırkçılık yapıyor, Türkler ise hepimiz kardeşiz türküsü tutturmuş gidiyor. Milletimizin bir an önce bu uykudan uyanması lazım ama nasıl.
    Bu görev biz düşüyor. Herkese tek tek anlatmamız lazım Türkün Türkten başka dostu olamayacağını. Sizleri tebrik ederim bütün Alevi Kızılbaş Türkler inşallah szin gibi düşünüyordur.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s