Ermeniler Türkiye'nin Yarısını İstediler

Ermeniler, Türk yönetiminde yaşarlarken; Avrupa devletlerinin yönlendirmesiyle bağımsızlık mücadelesi başlattılar. İlk önce de Vilayet-i Sitte adını verdikleri 6 Vilayet’in kendilerince yönetilmesini istediler. Bu amaçla Anadolu ve Suriye hattında isyanlar çıkardılar; iş başkent İstanbul’a kadar yayıldı. İstanbul’daki Ermeni ayaklanmalarına halk, ‘patırtı’ adını vererek bir tür alaya aldı.
Ermeni Patırtılarını İsmail Hami Danişmend’in ‘İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi’ isimli eserinden naklediyoruz.
(…) Ermeni unsurunun dokuz asırlık muhafazı olan Türk Milletinden altı vilayet istemesi, bilhassa Ayastefanos ve Berlin muahedelerinden (anlaşma) itibaren başlamış bir garipliktir.
Osmanlı menbalarında (kaynaklarında) ‘Vilayet-i Sitte’ denilen bu altı Anadolu vilayeti, eski idare teşkilatımızdaki Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbekir, Elazığ, Harput ve Sivas vilayetleridir. Bu saha, şimdiki idare teşkilatımızda Erzurum, Erzincan, Ağrı, Van, Hakkari, Bitlis, Muş, Siird, Diyarbekir, Mardin, Elazığ, Malatya, Bingöl, Sivas, Amasya ve Tokat vilayetleri ile Giresun vilayetinin cenubundaki (güney) Şebinkarahisar havalisinden mürekkebdir. Bu haritaya göre eski Vilayet-ı Sitte, Altı Vilayet şimdi on altı buçuk vilayet demektir. Bütün bu Doğu Anadolu ile Orta Anadolu’nun bir kısmından mürekkeb olan bu geniş saha Anadolu’nun üçte birinden fazla ve takriben yarısına yakındır.
Sultan Hamid, Almanya sefirine, ‘ Ermeniler hiçbir yerde eksiriyet değildir!.. Vilayat-ı Sitte’de Ermeni unsuru en küçük azınlık halindedir!…’ demişti.

İNGİLİZLER DEVREDE
Ermeni milliyetçileri; Rusya’dan Kafkasya’da toprak koparmak imkansız olduğu için gözlerini Doğu Anadolu’ya dikmişler, gayelerine ulaşmak için de İngiliz siyasetinden meded ummaya başlamışlardı.
Rusya Ermenilerinin kurduğu ilk ihtilal ocağı İsviçre’de kurulan Hınçak=Çan sesi Komitasıdır. Altı Vilayet muhtariyetini tahakkuk ettirmeyi gaye edindiler. Devletler arasındaki siyasi anlaşmazlıklardan dolayı, gayelerinin tahakkuku için Anadolu’da ihtilaller hazırladılar, tedhiş (terör) hareketleri ile hem Osmanlı Devletini yoracaklar, hem de hükümeti Ermeni isteklerinin kabulüne mecbur bırakacaklardı. Devletinden hiç isteği olmayan Türkiye Ermenilerini, anarşist Rusya Ermenileri böyle bir hayal yolunda teşvike başladılar ve pek çok masum Ermeni’yi de o dalalet (sapkınlık) yoluna sürüklediler.
1890’da Hınçak’lardan ayrılan bir grup Troşak=Bayrak Komitasını kurdu. Bu komita daha sonra Taşnakzutyun=Birlik, İttihadı adını aldı ve sahib olmadıkları bir hakkı elde etme (kapma, aparma) hayali ile kandırdıkları ve hakikatte Anadolu’nun her tarafında önemsiz bir azınlık teşkil eden Ermeni unsuruna İstanbul, Erzurum, Zeytin, Samsun, Trabzon, Amasya, Merzifon, Tokat, Sivas, Diyarıbekir, Van, Muş, Urfa isyanlarını çıkarttılar.
Gizli faaliyeti dikkat ve hassasiyetle takip eden İkinci Sultan Abdülhamid de hazırlıklı bulundu, Erzincan’da 4. Ordu emrinde Hamidiye Alayları adı ile Kürd aşiretlerinden bir askeri tenkil teşkilatı kurdurdu.

İSYANDAN ÖNCE DURUM NASILDI?
Şimdi; İsmail Hami Danişmend’in anlatımına biraz ara verelim.
Rusya’nın Osmanlı Devleti’ni tehdit etmesi üzerine çıkan Kırım savaşı öncesindeyiz. Ünlü düşünür ve siyasetbilimci Karl Marx, o günleri değerlendiren bir makale yazar. Makale; 1 Temmuz 1853 tarihli New York Daily Tribune Gazetesi’nde yayımlanır. Bu makalede; Ermeni Prensi Leo, Londra’dan; Türkiye’deki Ermenilere şöyle sesleniyor: ‘ Sevgili kardeşlerim, sadık yurttaşlarım! İstediğimiz ve yürekten arzumuz, kanınızın son damlasına kadar ülkenizi (Osmanlı Devleti’ni, yani Türkiye’yi) ve Sultan’ı (O zamanki Osmanlı Sultan’ı Abdülmecit’i), Kuzey’in zalimine (Rusya’ya) karşı savunmanızdır.
Anımsayın kardeşlerim! Türkiye’de Rus kamçısı yoktur; burun deliklerinizi yırtmazlar; kadınlarınız gizlice ya da halkın gözleri önünde kamçılanmaz. Sultanın hükümranlığı altında insanlık vardır; buna karşılık Kuzey’in o zaliminin hükümranlığı altında ise sadece gaddarlık vardır. Bu nedenle kendinizi Tanrının gösterdiği yola sokun ve ülkenizin özgürlüğü ve şimdiki hükümdarınız için kahramanca savaşın.’
Bu tarihten 40 sene sonra Sason’da Ermeni isyancılar kan döküyorlar; ayaklanmalar, Anadolu’nun değişik bölgelerine yayılıyordu. En son olarak, 15 Mayıs 1915’te Rus ordusuyla birleşen Ermeniler, Van’da ayaklanmışlar ve şehri ele geçirip 20 bin dolayında Türk’ü katletmişlerdi.
Ne olmuştu da Kırım Savaşı sırasında Osmanlı için Ruslarla savaşan Ermeniler,Türklerin düşmanı haline gelmişlerdi?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s