Kardeş mi Kalleş mi? Stockholm Sendromu

Bir kardeşlik türküsü tutturmuşlar, kafalarına göre gidiyorlar.Neymiş efendim, Kürtlerle kardeşmişiz. Bin yıllık kardeşliği bozmaya çalışıyorlarmış, Kürtler ve Türkler birbirleri ile kardeşlermiş…

Bunu diyenler kim? Türk milliyetçiliğini (!) siyasi olarak sahiplenmeye çalışanlar…

İlk diyeceğim şey şudur ki; kardeşlik kandan gelir. Bizim kardeşlerimiz Tatarlardır, Türkmenlerdir, Moğollardır, Gagavuzlardır, Macarlardır, Çuvaşlardır, Özbeklerdir, Kırgızlardır, Azerbaycan Türkleridir, Musul-Kerkük Türkleridir, Hazar Türkleridir, Kazaklardır, Yakutlardır, Doğu Türkistan Türkleridir, Balkan Türkleridir ve benzerleridir.

Kürtler, Çingeneler, Araplar, Farslar ve benzerleri asla ve asla kardeş olamaz Türklere.

Kürtlere kardeş diyen zihniyet, Irak’ın kuzeyinde Türkmen katliamı yapan Kürtlere kardeş diyorlar. Ama oralardaki Türkmenleri akıllarına bile getirmiyorlar. Böyle bir Türk milliyetçiliği olamaz. Böyle bir Türk (!) milliyetçiliğinin (?) peşinden gitse gitse cahil, ders almasını bilmeyen, Türk Milleti’nin haklarına sahip çıkmayı particilikten ibaret sanan, “ÜMMET” unsurunu “MİLLET” unsuru sanan, “DİN” ile “SOY” kavramlarını birbirine karıştıran acizlerdir.

Bugün miting düzenliyorlar “BİN YILLIK KARDEŞLİK” diye. Aslında gerçek olan “BİN YILLIK KALLEŞLİK”tir.

KALLEŞLERİ KARDEŞ BELLEYENLER DE EN AZ KALLEŞLER KADAR KALLEŞTİRLER!

Kalleşleri kardeş belleyen zavallıların düştüğü durumun bilimsel ismi, “Stockholm Sendromu” denen durumdur.

STOCKHOLM SENDROMU: Psikiyatr Nils Bejerot tarafından adlandırılan sendrom, ismini 1973 yılında İsveç’in başkenti Stokholm’de yaşanan bir olaydan almaktadır. Banka soyguncusu tarafından altı gün boyunca rehin tutulan bir kadın, soyguncuya duygusal olarak bağlanır. Serbest kaldığında soyguncuyu savunmakla kalmaz, nişanlısını terkederek, kendisini rehin alan banka soyguncusunun hapisten çıkmasını bekler.

Stockholm sendromu, birçok rehine olayında yaşanmıştır.

Yüzlerce yıldır duygu sömürüsü ile Kürtler ve benzerleri tarafından rehin alınan Türk Milleti de toplu bir Stockholm sendromu yaşamaktadır. Kendisine kurşun sıkan, namusuna göz diken, malına göz diken, vatanına göz diken, Türk Bayrağı’nı yakan, terör estiren Kürtler; “Stockholm sendromu” yaşayan Türk Milleti tarafından kardeş görülmeye çalışılmaktadır. TİTREYİN, KENDİNİZE GELİN!

Tarih boyunca Kürtler Türklere karşı isyan ve katliamlarda bulunmuştur. Osmanlı’nın yanlış politikaları sonucu güçlendirdiği, Mezopotamya’nın mağaralarından alıp Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya yerleştirdiği Kürtler, Alevi Türkmenleri katletmişlerdir. Alevilik, Türkmenlere has bir şeydir. Bugün “Aleviyim, ama Kürt olan biriyim” diyenler, Osmanlı’nın saçma sapan politikalarından dolayı Kürtleşen Türkmenlerin torunlarıdırlar. Gerçi Türklüklerini unutanlar Oğuz Kağan’ın ellinci göbekten torunu bile olsalar bunun bir anlamı yoktur. Konuyla ilgili olarak şu videoyu izleyin:

http://www.youtube.com/watch?v=dzb5CMhxWgI

Hazır videolardan bahsetmişken; bu mitingi düzenleyenlerin kim olduklarından da kısaca bahsedelim. Bu mitingi düzenleyenler, yani “KALLEŞ”i “KARDEŞ” diye yutturmaya çalışanlar; Türk milliyetçiliğini sömüren, Türklüğe sahip çıkar gibi görünüp de Türklükle ne kadar ilgisiz şey varsa bunu milliyetçilikmiş gibi yutturmaya çalışan, Doğu Türkistan’ı güya sahiplenip de orada DTP’li farelerle karşılıklı göbek atan mankurtlaşmış tiplerdir. Buyrun, izleyin:

http://haber.ekolay.net/haber/64/627124/mhplilerle+dtpliler+karsilikli+gobek+atti.aspx

Kürtler, ümmetçilerin kardeşleri olabilir. Kürtler, Türk milliyetçiliğini ümmetçilik sananların kardeşleri olabilir.

Ama bizim asla kardeşimiz değildir. Bizim gibi Türk olanlar bizim kardeşimizdir; bu memlekette devlet kurulduğundan beri isyan üstüne isyan çıkaran, terör örgütleri kuran, bölücü/yıkıcı ne kadar unsur varsa hepsine dahil olan, aşırı sol ya da aşırı dinci odakların içinde yer alarak Türk Milleti’ne kurşun sıkan pislikler değildir!

“PKK terörünü Kürtlere genellemeyin!” diye saçmalıyorlar. Adı PKK (Kürdistan İşçi Partisi) olan bir örgüt var, kurucuları Kürt, fikir babaları Kürt, militanları Kürt, siyasi destekçileri Kürt, ekonomik destekçileri Kürt… Ama biz bunu Kürtlere genellemeyeceğiz. Ulan siz değil misiniz Atatürkçü geçinen ya da askere yakın olan birkaç kişinin yediği haltı tüm Türk Silahlı Kuvvetleri’ne genelleyip Atatürkçüler hakkında atıp tutan? Konu laikliğin teminatı olan TSK olunca genelleyin, bir tarafınızdan terör örgütleri uydurarak en büyük Türk destanının adı olan “ERGENEKON” adını kirletin, ama yüzlerce yıldır Türkleri katleden ve otuz yıldır memlekette terör estiren Kürtlere PKK’yı genellemeyelim. TİTREYİN, BİR AN ÖNCE KENDİNİZE GELİN! Türk’seniz, Türk gibi davranın, Türk’e yakışır şekilde hareket edin, sizleri tehdit eden kansızlardan korkmayın, size kardeş gibi görünen şerefsizleri kardeş bellemeyin!

Okuyun kardeşim! Tarih okuyun. Ders alın.

Göktürkler’in, Asya Hunları’nın Çinli deyyusların oyunlarıyla nasıl tarih sahnesinden silindiklerini okuyun.

Bilin; Avrupa’yı titreten, Papa’yı diz çöktüren Avrupa Hunları’nın kısa sürede nasıl eriyip gittiklerini bilin.

Okuyun ve bilin; Ermenilere “sadık millet” diyen Osmanlı’nın Ermeniler tarafından vuruluşunu, Araplara “din kardeşi” diyen Osmanlı’nın Araplar tarafından İngilizlere nasıl satıldığını, Avrupa’dan kurtardığı İbranilerin (Yahudiler) Osmanlı’yı nasıl sırtından bıçakladığını okuyun ve bilin.

Okuyun, bilin, görün, işitin: Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri isyan üstüne isyan çıkaran, terör örgütleri kurup Türk Milleti’nin kanını döken ve Türk askerine saldıran, bu ülkede herkes gibi “EŞİT” oldukları halde her fırsatta “devlet bize bakmıyor, devlet bizi eziyor” diyen (ama düğünlerde el arabalarıyla altın kaldıran, devletin kendilerini korumaları için verdiği silahları düğünlerde havaya ateş etmek için kullanan, devletin okuyup adam olsunlar diye gönderdiği kitapları bir gecede yakan) Kürtlerin oyununa nasıl geldiğinizi anlayın!

Kürt terörü, PKK ile sınırlı da değildir. Gazetelerin üçüncü sayfalarını dikkatlice takip edenler bilirler ki gasp, ensest ilişki (kendi öz kızına, kendi öz oğluna, yeğenine, kardeşine cinsel saldırılardan bulunma), kapkaççılık, torbacılık, travestilik ve benzeri yüz kızartıcı şeyler bu herifler tarafından yapılırlar. İnanmayan varsa zahmet edip de araştırsın. Biz sadece birkaç tane örnek sunalım:

http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=249229

http://arsiv.sabah.com.tr/2004/12/09/gun101.html

http://www.haberform.com/haber/diyarbakir-haberleri-diyarbakir-diyarbakir-tecavuz-silvan-tecavuz-silvan-haberle-19788.htm

http://www.turkmedya.com/V1/Pg/detail/NewID/6278/CatID/29/CityName/Sirnak/TownID/810/Header/sirnak_ta_ozurlu_kiza_tecavuz_iddiasi.html

http://www.haberler.com/hakkari-hakkari-de-uyusturucu-operasyonu-8-haberi/

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/12188663.asp?gid=229

http://www.iha.com.tr/haber/detay.aspx?nid=82560&cid=735

http://www.sanliurfasembol.com/detay.php?id=9519

http://www.haberler.com/mardin-de-tecavuz-olayi-haberi/
“Bu tür haberleri Urfa, Diyarbakır, Mardin, Siirt vs gibi illere genellemeyin!” diyen Urfalı, Diyarbakırlı, Mardinli, Siirtli Türkler de akıllarını başlarına alsınlar, bu alçakları “KARDEŞ” bellemesinler. Çünkü sorunların kaynağı, bu kalleşleri kardeş bellemek ve onları iyice şımartmaktır.

“Kurtuluş Savaşı’nı Kürtlerle beraber kazandık!” diyenler de adam gibi tarih okusunlar, adam gibi araştırıp görsünler.

Kurtuluş Savaşı’nı “KÜRTLERLE BİRLİKTE” değil, “KÜRTLERE RAĞMEN” kazandık!

Yakın tarihimizin en önemli parçası olan Kurtuluş Savaşı’ndan ne zaman bahsetsek bazı kişiler -iyi ya da kötü- “Biz bu vatanı birlikte kurduk. Kürt, Türk, birlikte savaştık!” diye bir cümle kurarlar. Bu genelde böyledir.

Bu cümleleri kuranlar iki gruba ayrılır: Birinci grup, tarih konusunda pek çok şey bildiğini sanan ama kendisine verilenle yetinen (ve batı kaynaklı tarihi “tarih” sanan) kişilerdir. Bunların pek çoğuna göre Türkler 1071’de Anadolu’ya girmiştir. Türkler aslında 1071 tarihinde Anadolu’ya girmemiştir, Anadolu zaten binlerce yıllık Türk yurdudur.

“Biz bu vatanı birlikte kurduk. Kürt, Türk, birlikte savaştık!” diye düşünenlerin ikinci kısmı -ki tehlikeli ve art niyetli kısmı budur- aslında gerçeklerden bal gibi haberdardırlar. Ama çeşitli nedenlerden dolayı “Biz bu vatanı birlikte kurduk. Kürt, Türk, birlikte savaştık!” yalanını insanlara kabul ettirmeye çalışırlar. Korkaktırlar. Art niyetlidirler. Kraldan çok kralcıdırlar.

“Biz bu vatanı birlikte kurduk. Kürt, Türk, birlikte savaştık!” şeklindeki iddia tamamen safsatadır. Ama biliyoruz ki “Biz bu vatanı birlikte kurduk. Kürt, Türk, birlikte savaştık!” diye saçmalayanlar, burada da “yırtık dondan çıkar gibi” çıkacaklardır.

Evet…

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu yıllarda, daha öncesinde ve daha sonrasında ülkemizde çeşitli isyanlar başlamıştı. Bunların pek çoğu, “KÜRT TEALİ CEMİYETİ” denen bölücü cemiyet tarafından organize edilmekteydi. Bu cemiyet, direkt düşmanlar tarafından desteklenmekteydi. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da bağımsız (?) bir Kürt devleti kurmak için Avrupa’dan direkt destek alıyorlardı. Ve bunun için onlarca isyan çıkardılar.

Aşağıdaki liste, bizim atalarımız bu vatan için canlarını verirlerken çıkan Kürt isyanlarının tam listesidir:

* Ali Batı İsyanı: 1919 yılında Midyat’ta…
* Cemil Çeto İsyanı: 1920 yılında Doğu Anadolu’da…
* Milli Aşireti İsyanı: 1920 yılında Urfa’da…
* Koçgiri İsyanı: 1921 yılında Erzincan, Tunceli, Sivas arasında…
* Nasturi İsyanı: 1924 yılında Hakkari’de…
* Raçkotan ve Raman İsyanı: 1925 yılında Siirt, Sason ve Silvan’da…
* Şemdinli İsyanı: 1925 yılında Hakkari’de…
* Sason İsyanı: 1925 yılında Siirt’’te…
* Şeyh Sait İsyanı: 1925 yılında Diyarbakır, Kulp, Varto, Bingöl ve Çapakçur’da…
* Beytüşşebap İsyanı: 1926 yılında Hakkari’de…
* Koçuşağı İsyanı: 1926 yılında Ovacık ve Hozat’ta…
* Mutki İsyanı: 1927 yılında Bitlis’te…
* Bicar İsyanı: 1927 yılında Hani, Lice ve Kulp’ta…
* Zeylan İsyanı: 1930 yılında Tendürek, Muratbaşı ve Erciş’te…

* Ağrı İsyanları:
1. Ağrı İsyanı: Mayıs 1926 yılında…
2. Ağrı İsyanı: Eylül 1927 yılında…
3. Ağrı İsyanı: Eylül 1930 yılında…

* Tunceli İsyanları:
1. Tunceli İsyanı: Mart-Ekim 1937 yılında…
2. Tunceli İsyanı: Haziran-Ağustos 1938 yılında…Bütün bu isyanlarda isyan çıkaran Kürtlerin silahlı gücü 150 kişiden 5000 kişiye kadar değişmiştir. Şeyh Sait’te 5000 silahlı, Tunceli’de 3000 silahlı, Ağrı’da 800-1500 silahlı isyancının olduğu tahmin edilmektedir. İsyanların bastırılması Tunceli’de yedi ay, Şeyh Sait’te 4,5 ay sürmüş, diğerleri de iki gün ile azami bir ay içerisinde bitirilmiştir.

Tekrar gelelim günümüze…

Apo denen it yakalandığında “Asmayalım, asarsak Kürtler iyice ayaklanır!” dediler, bunu diye diye kabul ettirdiler herkese.

DTP’nin kapanması yıllardır konuşulan bir şeydi. “Aman, DTP’yi kapatmayalım, Kürtler ayaklanır!” dendi hep.

Sonuç?

Apo asılmadı, Kürtler her zamanki gibi küstahlar.

DTP ancak bugün kapatıldı. Kürtler zaten küstah idi.

Bu ülkenin her vatandaşı birbiri ile eşitken “devlet bize bakmıyor, eziliyoruz” diye saçmalayıp durdular yıllarca.

Terörün kaynağı “eğitimsizlik” dendi durdu. Biz bunların üniversitelerde okuyanlarını (!) da gördük.

Terörü ekonomiye bağladılar, ekonomik gerekçeleri gösterdiler. Ulan insan bir düşünür eğer gerizekalı değilse; Tunceli’deki işsizlik Trabzon’da da var, Diyarbakır’daki pahalılık İzmir’de de var, Siirt’teki ekonomik güçlükler Yozgat’ta da var.

Kürtler ekonomik sorunlar yaşıyorlarmış, iyi eğitim almıyorlarmış, hayat standartları düşükmüş, bundan dolayı terör varmış… Türkler, Lazlar, Çerkesler, Gürcüler vs süper yaşıyor değil mi? Bizler her gün havyar yiyoruz, altın suyuna bandırılmış çerezleri yutuyoruz ve kuş sütü içiyoruz. Kürtler eziliyor ama!

“Devlet yatırım yapmıyor, terör bundan oluyor!” deyip zırvaladılar yıllarca. Buna inansa inansa zekasında ciddi problemler olanlar inanır. Doğu Karadeniz’de yolları, suyu olmayan köyler var. Duruma etnik açıdan bakalım; Doğu Karadeniz’de yolları ve suyu olmayan köylerde “devlet bize bakmıyor, eziliyoruz” diye dağlara hiç kimse çıkmamıştır. Gerçi ileride bir sorun oluşması için Karadeniz’i sürekli kaşımaya çalışan aşağılık yaratıklar da var. Yani “Doğu ve Güneydoğu Anadolu Kürt’tür” saçmalığını bizlere yutturmaya çalışan aşağılık zihniyet, “Karadeniz Laz’dır” şeklinde bir yalan uydurmuş ve insanları buna inandırmaya çalışıyor. Şu anki Kürtçülük hareketi gibi Lazcılık hareketi icat etmeye çalışıyorlar. Dikkatli olmak gerek. Lazlar sadece ve sadece Rize ve Artvin’deki birkaç kasaba ve köyde yaşayan birkaç on binlik bir unsurdur. Trabzon’da bile Laz yoktur, ama pek çok art niyetli Türk düşmanı tip “Samsun’un (hatta Sinop’un) doğusundan itibaren Karadeniz Laz’dır” yalanına herkesi inandırmaya çalışıyor. Karadeniz’deki asli unsur Çepni Türkleridir.

Her neyse, konuya döneyim. Amaçları asla üzüm yemek olmadı, her zaman bağcıyı dövmek istediler.

Azmasınlar, kudurmasınlar diye Apo denen iti asmadık. Azmasınlar, kudurmasınlar diye DTP şimdiye dek kapatılmadı. Ama eskiden sadece Doğu ve Güneydoğu ile sınırlı olan Kürt terörü, batı illerimizi de sarmış durumda. İzmir, İstanbul, Edirne, Bilecik ve pek çok batı ilinde de olaylar çıkardılar. Yaptıkları terör sadece PKK ile sınırlı da değil. Gazetelerin üçüncü sayfalarını dikkatli bir şekilde takip edenler anlayacaklardır. Ensest ilişkiler, kapkaççılık, sapıklık, torbacılık, gasp ve benzeri aşağılık suçları kimlerin işlediğini iyi bir inceleyin.

Yetti artık bu memlekette en az herkes kadar özgür yaşayıp da “haklarımızı istiyoruz, eziliyoruz, demokrasi istiyoruz, barış istiyoruz, kardeşlik, insan hakları” diye masallar anlatıp da teröre alenen (PKK) destek verip de DTP’yi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sokan insan müsvettelerine!

Bu yazdıklarıma karşı çıkan varsa gidip tarih okusun biraz. Kurtuluş Savaşı yıllarında isyan üstüne isyan çıkaran alçakların kimler olduklarını bir düşünsünler.

Bunları belirttim diye “faşist” olarak adlandırılabilirim. Hiç sorun değil. Bunları belirttim diye beni “faşist” olarak adlandıran şuursuzlar, Kürtlerin faşizmine “insan hakları, demokrasi, düşünce özgürlüğü, barış” diyen kansızlar olabilir ancak.

Her gün öleceğimize bir gün ölürüz!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s